25 SORUDA
YETKİN MÜHENDİSLİK
1. Nereden
çıktı şimdi bu Yetkin Mühendislik?
Yetkin Mühendislik şimdi çıkmadı; gelişmiş
ülkelerin pek çoğunda uzun yıllardan beri bu kavram çevresinde değişik adlarla
ve değişik tanımlarla geliştirilmiş sistemler başarıyla yürütülmektedir.
Türkiye’de böyle bir sistemin başlatılması, 1973 den beri gündemdedir;
özellikle 1996-97 yıllarında İnşaat Mühendisleri Odası
tarafından kapsamlı bir çalışma yapılmış; bir yasa taslağı ve bununla uyumlu
bir uygulama yönetmeliği taslağı düzenlenmiş; ancak, bu hazırlıkların
uygulamaya geçirilmesine olanak bulunamamıştır.
Öte yandan, 2004 güz aylarında gerçekleştirilen
Deprem Şurası kapsamında, bu konu önemle ele alınmış ve bir an önce uygulamaya
geçilmesi konusu, Şura kararları arasında yer almıştır. Bu karar doğrultusunda,
Bayındırlık ve İskan Bakanlığı çalışmalar başlatmış,
ortaya çıkan bir taslağı, çeşitli kuruluşlara göndererek görüş ve önerilerini
istemiştir. Henüz yeni başlatılmış olan bu çalışmanın yeterince geliştirilip
olgunlaştırılabilmesi için uzunca bir süreye gereksinim duyabileceği izlenimi
alınmaktadır.
2. Getirilen
bu Yetkin Mühendislik sisteminin amacı nedir?
Yetkin Mühendislik sisteminin amacı, ilgili
yönetmelikte, “Tüm ülkede kişiler ve kamu yararı ile etik ilkelerine uygun,
bilimsel gerekler ve çağdaş tekniklere dayalı, üstün nitelikli ve güvenilir
mühendislik hizmetlerinin sunulmasını ve bu hizmetlerle ilgili yanlış
uygulamaların önlenmesini sağlamak” olarak tanımlanmaktadır. Kuşkusuz ki,
bu amaç, uzun dönemde sağlıklı uygulamalar sonucunda gerçekleştirilebilecek,
saygın bir amaçtır. Bununla birlikte, konuya kısa dönemli ve daha yalın bir
anlayışla da yaklaşılabilir:
Çeşitli mühendislik işleri, çeşitli düzey ve
nitelikte mühendislere uygundur ve bir tür optimizasyon
sanatı olan mühendislikte amaç, her mühendisden kendisine en uygun olan türde
bir işte ve en verimli bir biçimde yararlanmaktır. Bu anlayış içinde, Yetkin
Mühendislik düzeninin amacı, belli nitelikleri taşıdığını kanıtlamış olan
mühendislerin bir katalogda toplanması ve bu nitelikte
mühendisler arayanların gerektiğinde bu katalogdan yararlanmasını sağlamak
olarak da görülebilir. Elbette bu anlayış, bu katalog dışında kalan
mühendislerin söz konusu nitelikleri taşımadıkları anlamına kesinlikle gelmez;
kuşkusuz ki, bu nitelikleri en üst düzeyde taşıyan birçok mühendis kataloga
girmek üzere başvuruda bulunma gereği duymayacaktır.
3. Yetkin
Mühendis kimdir; Yetkin Mühendislik nedir?
Yetkin Mühendis, meslek bilgisi ve yeteneği ile, meslekte deneyim birikimi ile, kişiliği ve etik
anlayışı ile belli bir olgunluk düzeyine eriştiğini, girdiği sınavlarda
gösterdiği başarı ve sunduğu dosyada sergilediği başarılı mühendislik birikimi
ile kanıtlamış mühendistir. Yetkin mühendisin büyük başarılara imza koymuş bir
dahi olması gerekmez; yaptığı işleri körükörüne yapmayan, yaptığı sıradan
işleri bile ne yaptığını bilerek ve mühendis zekasını
kullanarak yapan bir mühendis olması yeterlidir.
Yetkin Mühendislik, “Müh.”, “Y. Müh.” gibi bir
derece değildir; bir yetki veya bir üstünlük de değildir. Olsa olsa bir
ayrıcalıktır. Üyelerinde bazı özellikler arayan bir kulüp üyeliğidir belki;
yalnızca 100 metreyi 12 saniyenin altında koşabilenleri üyeliğe kabul eden bir
atletizm kulübü gibi bir kulübün üyeliği... Öyle bir kulüp ki, eğer biri bu
nitelikte bir atlet arıyorsa, bu kulübe başvurarak kolayca ulaşır istediğine.
Ancak, bu dereceyi ya da daha iyisini yapabilen herkesin de bu kulübe üye
olması gerekmez; eğer 9.5 saniyede koşabiliyorsanız,
nerede olsanız arayanlar gelip sizi bulurlar.
4. Diploma
vermek üniversitelerin işi; Odanın buna yetkisi var mı?
Verilen belge bir derece ya da bir diploma
değildir. Bir eğitim programının başarı belgesi de değildir; eğitimle, hele
üniversitede verilen mühendislik eğitimiyle hiçbir ilgisi yoktur. Bu anlamda,
diploma vermek elbette üniversitenin işidir, Odanın değil. Bu belge yalnızca,
kendi isteği ile başvurarak belli nitelikleri kazanmış olduğunu kanıtlamış olan
bir üyesine Odanın verdiği ve o kişinin bu nitelikleri taşıdığını gösteren bir
belgedir; dolayısıyla, buna bir diploma anlamı yüklemek doğru olmaz.
Bu türden hizmetler sunmak meslek
kuruluşlarının temel görevleri arasındadır; dünyanın her yerinde bu işleri
meslek kuruluşları yapmaktadır. Dayanağını TMMOB Yasasından alan İMO Ana
Yönetmeliği, Odanın görevlerini sıralarken “... üyelerin
yetkin mühendis olmalarını sağlamak” görevine de yer vermektedir. Bir
eğitim ya da araştırma programı ile herhangi bir ilişkisi olmayan, meslekte
yetkinliğe yönelik bu tür bir değerlendirme-belgeleme çalışmasını yapmak ne
üniversitelerin işidir, ne de Yükseköğretim Kurulu ya da Üniversitelerarası
Kurul gibi şemsiye örgütlerin işi.
5. Bu işi
yapan başka meslek kuruluşları var mı?
Gelişmiş ülkelerin hemen hemen hepsinde benzer
sistemler bulunmakta ve bu işleri her yerde meslek kuruluşları yapmaktadır.
Ülkemizde ise, bazı bakımlardan farklı olmakla birlikte, benzer bir uygulamayı
Makina Mühendisleri Odası iki yıldan beri yürütmektedir.
6. Yetkin
Mühendis olmak bana ne kazandırır?
Somut parasal kazanç anlamında, şu sırada
hiçbir şey kazandırmaz; belki bir ayrıcalık, bir saygınlık kazandırır,
özgüveninizin gelişmesine bir katkıda bulunur, o kadar. Ancak, sistem
yerleştikçe ve yetkin mühendis, ‘aranan mühendis’ olmaya başladıkça (ki,
çeşitli çevreler bu yöndeki gereksinimlerini şimdiden dile getirmektedirler),
bu belgenin size mühendislik pazarında geçerliliği olan önemli bir değer
kazandıracağı kuşkusuzdur.
7. Yetkin
Mühendis olmazsam hangi yetkilerimi kaybederim?
Kaygılanmayın değerli meslektaşımız, bugün
sahip olduğunuz hiçbir yetkiyi kaybetmeniz söz konusu değildir. Yasanın verdiği
yetkiyi bir yönetmelikle kaldırmak mümkün müdür? Böyle bir şey düşünülemez
bile. Kaldı ki, inşaat mühendislerinin dayanışma örgütü olan, onların haklarını
üst düzeyde elde etmelerine yardımcı olmayı ilke edinen İnşaat Mühendisleri
Odası’nın, üyelerinin yetki kaybına uğramasına yol açacak bir düzenlemeye
öncülük etmesi olacak şey değildir. Bu sistem, üyelerden hiçbirine
kaybettirmeyecek, ama biraz çaba gösterenlere kazandıracak bir biçimde
geliştirilmiştir.
Başarılı mühendislik uygulamaları ve saygın
kişiliğiyle kendisini mühendislik çevrelerine kabul ettirmiş bir mühendis
iseniz, Yetkin Mühendis belgesi alsanız da olur, almasanız da. Ama alıp bir
kenara koymakta ne zarar olabilir ki? İleride bazı özel işler için Yetkin
Mühendisler arandığında, bu hazırlık işinize yarayabilir.
8. Yetkin
Mühendislik uluslararası çalışma alanında bana bir yarar sağlar mı?
Hiç kuşkusuz evet. Özellikle buna benzer
bir sistemin yerleşik olduğu ülkelerin mühendis ve firmalarıyla işbirliğine
girmeniz aşamasında, bu özelliğinizin karşınızdaki kişilere sizin
nitelikleriniz hakkında çok olumlu bir izlenim vereceği kuşkusuzdur.
9. Değerlendirme
ölçütleri nelerdir?
Yetkin Mühendislik değerlendirmesi üç temel ölçüte
dayanmaktadır:
10. Herbir
sınavın amacı, kapsamı ve düzeyi nedir?
Yetkin Mühendisin, mühendislik problemlerine
bütünsel bir açıdan bakabilmesi beklenir. Bu yüzden, yalnızca kendi alanında
yoğunlaşan dar bir açıdan değil, en azından inşaat mühendisliğinin diğer
alanlarındaki sorunlar açısından da bakabilmelidir. Bu yaklaşım, inşaat
mühendisliğinin diğer alanlarına giren her konuda değil ama bazı konularda
bilgi sahibi olmasını, o alanların temel ilkeleri ve önemli sorunları hakkında
genel bir görüş geliştirebilmesini gerektirir. “Genel Konular” başlıklı yazılı
sınav, bu doğrultuda bir değerlendirmeye yöneliktir. Bu sınavda inşaat
mühendisliğinin değişik alanlarında çok sayıda soru sorulup az sayıda sorunun
yanıtlanması (örneğin, kırk sorudan yirmisi) istenir. Böylece, adaya bazı
konuları seçebilme olanağı tanınır. Bu sınavda sorulan sorular genellikle,
fazla derinlik gerektirmeyen, temel ilke ve kavramları yoklayan sorulardır. O
dönem başvuran tüm adaylara ortak bir Genel Konular sınavı verilir.
Adayın kendi çalışma alanındaki temel
kavramlara ve uygulama ilkelerine ne derecede egemen olduğunu yoklamaya yönelik
olan “Özel Konular” başlıklı yazılı sınavda ise yine ayrıntılı hesap
gerektirmeyen, temel ilke ve kavramları yansıtan türden sorulur; ama bu kez
temel ilkelerin daha derinlemesine bilinmesi ve uygulanabilmesi gerekir. Bu
sınavda, dışarıda bırakılabilecek soru seçeneği çok daha azdır (örneğin,
yirmibeş sorudan yirmisi). O dönem başvuruya açılan herbir yetkin mühendislik
alanı için ayrı bir Özel Konular sınavı verilir. Yazılı sınavların her ikisi de
çoktan seçmeli sorulardan oluşur ve bilgisayarda okunur.
Yalnızca yazılı sınavlarda başarılı olan
adayların çağrılacağı sözlü sınavın amacı, adayın sunduğu ve deneyim birikimini
özetleyen dosyayı, adayın yapacağı kısa sunuş çevresinde değerlendirirken,
adayın mühendislik perspektivini, problemlere yaklaşma biçimini, sahip olduğu
bilgiyi uygulamada kullanabilme becerisini tartmaya çalışmaktır. Bu amaçla,
adaya yaptığı sunuşta ele aldığı başlıca projesine ilişkin sorulardan
başlayarak, meslek uygulamalarına ilişkin çeşitli konularda sorular sorulur. Bu
görüşme sırasında, adayın etik anlayışına ilişkin ipuçları elde etmeye de
uğraşılır.
11. Sınavları
kimler, nasıl yapacak, nasıl değerlendirecek?
Yazılı sınavlar, Yetkin Mühendislik Kurulu’nun
belirleyeceği ilkeler doğrultusunda, deneyimli mühendisler ve öğretim
üyelerinden oluşan Sınav Kurulları’nca planlanır, geliştirilir ve
gerçekleştirilir. Sınav Kurulu’nun deneyimli mühendisler ve öğretim üyeleri
arasından belirleyeceği soru hazırlayıcılardan herbiri beşer soruluk paketler
düzenlerler. Sınav Kurulu, bu paketlerin herbirinden en çok bir soru seçerek
sınavı düzenler. Sınav kesin biçimini aldıktan sonra çift anahtarlı bir kasada
güvenlik altına alınır. Sınav günü mühürlü torbalar içince sınav salonlarına
getirilerek uygulanan sınavlar yine mühürlü torbalar içinde toplanır. Optik
okuyucu yanıt formuna işlenmiş olan sınav yanıtları bilgisayarda okunarak
notlanır. Not çizelgeleri Yetkin Mühendislik Kurulu tarafından
değerlendirilerek sınav sonuçlandırılır.
Yazılı sınavlarda başarılı olan adayların
çağırılacağı sözlü sınav, deneyimli mühendisler ve öğretim üyelerinden oluşan
üçer kişilik jüriler tarafından gerçekleştirilir. Jürinin herbir aday için ayrı
ayrı düzenleyeceği raporda, hem çeşitli ölçütler için not verilir, hem de
jürinin izlenimleri kısa notlarla belirtilir. Kesin karar, bu raporları topluca
değerlendiren Yetkin Mühendislik Kurulu tarafından verilir.
12. Sınavlar için
bir hazırlık yapmam gerekir mi?
Bu üniversitedeki ders geçme sınavlarına
benzemez; ders çalışarak bu sınavlarda başarılı olunamaz; meslek uygulamalarını
ne yaptığını bilerek, bilinçli bir biçimde gerçekleştiren mühendisler kolayca
başarılı olabilirler. Bununla birlikte, sınavlar için bir hazırlık yapmak
elbette anlamlı ve yardımcı olur. Ancak, bu hazırlık sırasında, sayısal çözüm
yöntemleri üzerinde değil, temel ilkelerin özümsenmesi yönünde
yoğunlaşılmalıdır; formüllerin ezberlenmesi değil, anlamları ve özellikle
yansıttıkları fiziksel olayın nasıl ele alındığı üzerinde durulmalıdır.
13. Sınava
hazırlama kursları verecek misiniz?
Üniversite giriş sınavına ya da tıpta uzmanlık
sınavına hazırlama kursları türünden kurslar bu sınavın amacı, kapsamı ve
felsefesine aykırıdır; kalıplar öğretilerek iyi mühendis oluşturulamaz. Bu
nedenle, İnşaat Mühendisleri Odası’nın bu türden kurslar düzenlemek gibi bir
niyeti ve hazırlığı yoktur. Bu tür kurslara talep doğacağı bellidir, ama Oda
buna kesinlikle karşı koymalıdır.
14. Sınav harcı
almasanız olmaz mı?
Keşke olabilseydi; ne yazık ki, bu düzenin
işleyebilmesi için önemli sayılabilecek bir kaynak gerekmektedir. Sistemin
ardında, soru hazırlanması, sınav düzenlenmesi, sınav değerlendirilmesi, jüri
çalışmaları gibi entellektüel katkı düzeyi yüksek, geniş kapsamlı, profesyonel
bir hizmet gereksinimi bulunmaktadır. Ayrıca, kurullarda ve jürilerde görev
alan üyelerin yol ve konaklama giderleri; sistemin sekreteryasını yürütecek
personel gereksinimi, bunlar için çalışma alanları ve araç-gereç gereksinimi
vardır; sınavlar için gereken çeşitli yönetsel ve teknik hizmetler vb vb vb vardır.
Başvuru sayısı tahminlerine dayalı yaklaşık bütçe hesapları, bugün alınan sınav
harcı ile alınacak Yetkin Mühendislik aidatlarının, olası giderlerin ancak
yarısını karşılayabileceğini göstermekte, aradaki fark başka kaynaklardan
sağlanmaktadır. İleride başvuru sayısının önemli ölçüde artacağı, giderlerin
ise aynı oranda artmayacağı düşünülerek, bütçenin kendisini dengeleyeceği
umulmaktadır. Kayıt harcı alınması zorunluluğunun tüm meslektaşlarımız
tarafından anlayışla karşılanacağını umuyoruz.
15. Rapor yazmak
mühendisin işi değil; yazmasam olmaz mı?
Bunu duymamış olalım sevgili meslektaşımız;
rapor yazmak mühendisin işidir, hem de en önemli işlerinden biridir.
Yaptığınız çalışmalar arasından seçtiğiniz
birini özetleyen bir rapor düzenlemeniz ve bu raporda ele alınan çalışmayı
sözlü sınav sırasında sunmanız, mühendislik problemlerine yaklaşımınızın ve
deneyim birikiminizin kapsamı ve niteliğinin anlaşılması bakımından büyük önem
taşımaktadır. Ayrıca, yazdığınız raporun içeriği, dili ve anlatımı, kurgulanma
biçimi gibi konular mühendislik raporu yazabilma beceriniz hakkında;
yapacağınız sunuş da sözlü iletişim beceriniz hakkında jüriye bir fikir
verecektir. Sözün kısası, bu rapor başvuru dosyanızın vazgeçilemeyecek kadar
önemli bir ögesidir.
16. Özgün
katkılarımı soruyorsunuz; kaç kişi özgün katkı yapabilir ki?
Adaydan sunacağı raporda ve düzenleyeceği Özet
Bilgi Formu’nda, çalışmalarına yaptığı özgün katkıları belirtmesinin istenmesi,
sizin gibi, birçok mühendisi tedirgin etmektedir. İşini kendisine öğretildiği
gibi yaptığını, ama kendisinden hiçbir zaman özgün katkı istenmediğini düşünen
birçok mühendisin taşıdığı bu tasa, özgün katkı kavramının doğru
yorumlanmamasından kaynaklanmaktadır. Yaptığınız özgün katkının Nobel’e aday
olması gerekmez; karşılaştığınız bir mühendislik probleminin çözümü için başka
birinden ya da bir kitaptan öğrenmeksizin kendi kendinize önerip uyguladığınız
ve başarılı sonuç aldığınız bir yaklaşım özgün bir katkıdır. Örneğin, belli bir
amaçla kullanılagelen bir yöntemin bambaşka bir işte verimli ve başarılı
biçimde kullanılması gibi; karşılaşılan bir sorunun çözümlenebilmesi için bir
düzenek geliştirilmesi gibi; uygulanagelen bir süreçte işlem sırası
değiştirilerek daha verimli sonuç alınması gibi. Bu anlayışla yaklaşılırsa, doğru
dürüst mühendislik yapmış olan herkesin kolayca ortaya koyabileceği birçok
özgün katkısı elbette vardır.
17. Başarılı-başarısız
kararını kim verecek?
Yukarıda, 11 sayılı soruda belirtildiği gibi,
başarılı-başarısız kararı, jüri raporlarını topluca değerlendiren Yetkin
Mühendislik Kurulu tarafından verilir.
18. Çok yetkili
gibi görünen bu Yetkin Mühendislik Kurulu kimlerden oluşuyor?
Yönetmelik, Yetkin Mühendislik uygulamasının
yetki ve sorumluluklarını, gerçekten de Yetkin Mühendislik Kurulu’nda toplamıştır.
Bu ağır sorumluluğu yüklenmiş olan yedi kişilik Kurul’da, iki tane deneyimli
üniversite üyesi, uygulamadan gelen ve üç tanesi Oda yönetimlerinde görevler
almış dört tane deneyimli mühendis ve çok üst düzey bir bürokrat olan deneyimli
bir mühendis bulunmaktadır.
19. Tarafsız bir
değerlendirme yaptığınızdan nasıl emin olurum?
Yukarıda, 11 sayılı soruda anlatıldığı gibi,
sınavlar, pek çok uzman kişinin katkısı alınarak gerçekleştirilmekte ve anonim
bir değerlendirme ile sonuçlandırılmaktadır. Yazılı sınavlar farklı
değerlendirme kaygısına yer vermeyecek biçimde, bilgisayarda okunmaktadır.
Sözlü sınavlarda bu kaygının tümüyle ortadan kaldırılması, ne yazık ki,
olanaklı değildir. Ancak, paralel çalışacak sözlü sınav jürileri arasında
eşgüdüm ve eşdüzeylilik sağlamak ve farklılıkları enaza indirebilmek amacıyla,
jürilerde görev alacak kişiler için bir kurs verilmektedir. Bu kursta, sınavın
felsefesi, uygulama ilkeleri, değerlendirme ölçütleri vb konular ayrıntılı
olarak anlatılmakta ve kurs sırasında deneme sınavları gerçekleştirilerek bu
konular irdelenmekte, böylece jüriler benzer bir anlayışa getirilmektedir.
Kaldı ki, jüriler adayın başarılı ya da başarısız sayılması konusunda bir
öneride bulunmakla birlikte, kesin karar, jüri raporlarını topluca değerlendiren
Yetkin Mühendislik Kurulu tarafından verilmektedir. Kurul’un da tarafsız
davranacağından kuşku duyulmayacak kadar güvenilir kişilerden oluşturulmasına
çalışılmıştır.
20. Dışarıdan
gelecek baskıları önleyebilecek misiniz?
Değerlendirme kararlarını etkilemeye yönelik
bazı girişimlerle karşılaşılması söz konusu olabileceği düşünülmektedir.
Yukarıda anlatılan değerlendirme süreci, bu tür istenmeyen etkileri enaza
indirebilme çabası içinde geliştirilmiştir. Süreç içinde görev alan pek çok
kişi bulunmakla birlikte, bu kişilere yöneltilen etkileme çabalarının sonuç
vermesi beklenemez. Zira, son karar Yetkin Mühendislik
Kurulu tarafından verilmektedir. Bu nedenle, bu tür dış etkilerin Kurul
üyelerine yöneltilmesi söz konusu olabilecektir. Kurul üyeleri ise bu sevimsiz
girişimlere göğüs germeye hazırlıklıdır.
21. Ben 14.5 yıllık mühendisim; 15 yıllıkların sınava alınmaması
haksızlık değil mi?
Sizin durumunuz kötü bir raslantı olarak
değerlendirilmeli sevgili meslektaşımız. Ancak, sınır tanımlayan her kural,
sınırı nereye yerleştirirseniz yerleştirin, sınıra yakın durumdaki bazı kişiler
için benzer bir durum yaratır; anlayışla karşılayacağınızı umarız.
22. Ben inşaat
mühendisliği alanında profesörüm; beni de mi sınava alacaksınız?
Evet sevgili meslektaşımız,
eğer Yetkin Mühendis olmak istiyorsanız, Yönetmelikte tanımlanan işlemleri
sizin de gerçekleştirmeniz gerekmektedir. Akademik yetkinliğiniz konusunda
kuşku duymak aklımızdan bile geçmez. Ancak, yoğun akademik çalışmalarınız
sırasında, meslek uygulamalarıyla yeterince uğraşamamış olabilirsiniz. Meslekte
yetkinlik konusunda bir değerlendirme yapmayı amaçlayan Yetkin Mühendislik
sisteminin bu konuyu gözardı etmesi, takdir edersiniz ki, düşünülemez.
Profesör olduğunuza göre, deneyimli mühendis
(15 yıl ve üzeri) koşulunu büyük olasılıkla sağlıyorsunuz. Böyle ise, sınava
girmeniz gerekmeyecek, başvuru dosyası düzenlemeniz yeterli olacaktır. Eğer bu
koşulu sağlamayan, çok başarılı genç bir profesör iseniz, sınava girmenin sizin
için sorun olmayacağını ve sınavı kolayca başarabileceğinizi umarız.
23. Başka bir
ülkeden benzer bir belgem var; otomatik olarak belge alırım değil mi?
Ne yazık ki hayır, değerli meslektaşımız. Her
ülkenin yerel koşulları, mühendislik anlayışı ve uygulamaları biribirinden
farklı olabilir. Yetkin Mühendislik kavramının tanımı, amacı, değerlendirme
ölçütleri ve uygulama yöntemleri de, doğal olarak, çoğu kez biribirinden
farklıdır. Bu nedenlerle, otomatik bir eşdeğerlilik uygulaması bugün için söz
konusu değildir.
İleride eşdeğerlilik ölçütleri tanımlanır,
bunlar üzerine kurulu bir başvuru düzeni ve bir değerlendirme yöntemi
geliştirilirse, bu tür başvurular kabul edilebilir ve bir eşderlilik
değerlendirmesi sonucuna göre belge verilebilir. Ancak, henüz böyle bir çalışma
yapılmış ya da yakında yapılması planlanmış değildir.
24. Yetkin
Mühendisler çıkınca, Yetkin Mühendis olmayanlar işsiz mi kalacak?
Böyle bir durum kesinlikle söz konusu değildir.
Kimsenin yetkilerinin azaltılması ya da iş alanının daraltılması amaçlanmadığı
gibi olanaklı da değildir; içiniz rahat olsun.
25. İş bulma
güçlüğü çeken genç mühendisler Yetkin Mühendislere bağımlı mı olacak?
Bugün bazı genç mühendislerin iş bulmada
güçlüklerle karşılaşabildikleri görülmektedir. Bu durumun ekonomik, sosyal,
eğitsel vb çeşitli nedenleri bulunduğu bilinmektedir; ama Yetkin Mühendislik
sisteminin gelmesiyle bu durumda bir değişiklik olması için herhangi bir neden
yoktur. Eğer beş yıl süreyle bir Yetkin Mühendisle birlikte çalışmış olmak
koşulundan söz ediyorsanız, kendi bağımsız çalışma düzeninizi kurmadığınız
sürece, aynı gereksinim bugün de vardır. Kendi bağımsız çalışma düzeninizi
kurabilecek ve kendi olanak ve yeteneklerinizle ayakta kalabilecek güce
sahipseniz, bunu Yetkin Mühendislik sistemi varken de yapabilirsiniz; bunu yapmak
için Yetkin Mühendis olmaya gerek yok.
Daha fazla bilgi için : http://www.imo.org.tr/yetkinmuhendislik/